|
İlk
diş muayenesi ne zaman yapılmalı?
Amerikan Pediatrik Diş Hekimleri Birliği ve Amerikan Pediatri Birliği ilk
süt dişinin sürmesi ile birlikte en geç 1 yaşından itibaren bir diş hekimi
muayenesinin gerekli olduğunu belirtmektedirler.
Diş muayenesi sırasında neler yapılır?
Çocuğunuzun ağzında mevcut olan tüm dişler çürük
açısından incelenirken, çenelerin gelişimi ve kapanışları ayrıca ağız içi
yumuşak dokuları (dil, dudak, yanak, diş etleri) da incelenir.
1. Muayene sonrasında pedodonti uzmanı çocuk ve
aileye ağız hijyen eğitimi vererek, hastanın yaşına uygun fırça ve macun
önerir.
2. Diş çürüklerinin (biberon çürüğü veya erken çocukluk çürüğü) engellenmesi
için gerekli beslenme alışkanlıkları konuşulur.
3. Aileye çocuğunun ağız ve diş gelişimi anlatılır.
4. Kötü alışkanlıklar (parmak emme, tırnak yeme, dudak emme) üzerinde
değinilir.
5. Ailenin tüm soruları yanıtlanır.
Diş muayenesi nasıl yapılır?
Bebeklerin muayenesi genelde bebek ebeveynin
kucağında otururken veya yatarken yapılabilir. Çocuklarda ise diz dize (Knee
to knee) dediğimiz pozisyonda muayene gerçekleştirilir. Bu pozisyon çocuğun
annesinin yüzünü doğrudan görmesi ve hekimin de çocuk hastanın ağız ve
çevresinin rahatlıkla görmesini sağlar. 3 yaşından büyük çocuklar ise
genellikle koltuğa oturup muayene yaptırmaktadırlar.
Önemli olan nokta çocuk istemediği
halde diş koltuğuna oturtulmamalıdır. İlk muayene genellikle ailenin pedodonti uzmanı
ile tanıştığı, çocuğun ise bulunduğu yeni ortamı ve kişileri gözlemlediği
bir seanstır. Acil durumlar söz konusu olmadığı sürece pedodontistler
çocukların ilk diş hekimi muayenesinde tedavi uygulamamaktadırlar.
Diz dize pozisyonunda genellikle tüm çocuklar
ağladığından aileler çocuklarının canlarının yandığını düşünürler. Bu çok
doğaldır. Bu durum çocuğunuzun ilk çocuk doktoru (pediatrist) tarafından
fiziksel muayenesi yapılırken ağlaması ile bağdaştırılabilir. İşlem
sırasında ağlamalaının nedeni canlarının yanmasından değil işlemden rahatsız
olmalarından kaynaklanır.
Çocuğumu hangi sıklıkta diş hekimi
muayenesine götürmeliyim?
Yetişkinlerde de olduğu gibi çocukların da her 6 ayda bir diş hekimi kontrolüne gitmeleri önerilmektedir. Yüksek çürük
riskinde olan çocukların ise her 3 ayda bir diş hekimi kontrolüne gitmeleri
önerilmektedir.
Çocuğumu ilk diş hekimi
muayenesine nasıl hazırlamalıyım?
Çocuğunuzun ilk diş hekimi randevusunu hiç bir
zaman ertelemeyin. Herhangi bir şikayetinin olmasını beklemeyin. Çocuğunuzun
ilk doğum günü belki de bu buluşma için ideal olabilir.
Pedodontistler, çocukları birbirini izleyen kısa
randevular şeklinde görmeyi tercih etmektedirler. Bunun nedeni çocuğun
güvenini kazanmak ve onun için yeni olan diş hekimi muayenehanesinde güvende
ve rahat olmasını sağlamaktadır.
1- Çocuğunuzun ilk diş hekimi randevusunda olumlu
düşünün. Emin olun bu çocuğunuza da yansıyacaktır.
2- Ebeveynler kendi korkularını belli etmemelidirler.
3- Evde sevdiği bir oyuncağı yanınızda getirebilirsiniz. Diş hekimi önce
oyuncağı muayene edebilir. Bunu izleyen çocuk çok daha rahat hissedecektir.
4- Aynısını evde de yapabilirsiniz. Randevu
tarihinizden bir kaç gün önce sevdiği bir oyuncağın dişlerini mutfaktan
aldığınız bir tatlı kaşığını ayna gibi kullanarak muayene edebilir sonra
aynısını çocuğunuzun ağzında yapabilirsiniz.
5- Randevu öncesi gereksiz ve aşırı açıklamalardan kaçının.
6- Çocuğunuzun anlayabileceği kelimeleri kullanmaya çalışın. İğne,
acımayacak, korkma gibi kelimeler kullanılmamalıdır.
7- İlk muayene sırasında çocuğunuzu hekim ile baş başa bırakmak konusunda
kendinizi hazırlamalısınız.
8- Muayene sonunda ödül olarak küçük bir hediye verilebilir. Burada önemli
olan hediyenin çocuk için sürpriz olmasıdır. Rüşvet olarak bir hediye sözü
önceden verilmemelidir.
Çocuğunuzun süt ve sürekli dişleri çok önemlidir.
Çocukların sağlıklı bir şekilde çiğnemek, konuşmak ve güzel bir gülümsemeye
sahip olmaları için güçlü ve sağlıklı dişlere ihtiyaç duyarlar. Dişlerimizi
diş çürüklerinden korumanın en kolay yolu fırçalamaktır.
Bebeğimin dişlerini ne zaman
fırçalamaya başlamalıyım?
İlk süt dişinin sürmesi ile birlikte (ortalama 6. ay) bebeğinizin diş ve diş
etleri parmağınıza doladığınız temiz bir tülbent, gazlı bez veya parmak
fırçaları ile yapılmalıdır.
Bebeğimin dişlerini temizlerden
uygun oturma şekli nedir?
Bebeğinizin dişlerini temizlemek için uygun oturma şekli, bebeğin başını
annenin kucağında otururken kol ve omzunuza doğru yaslayınız. Bebeğin ağzını
açmak için işaret parmağınız bebeğin yanağından aşağıya doğru kaydırılarak
alt çenenin dişeti üzerinden bastırınız. Temiz bir gazlı bezi işaret ve
başparmaklarınızın arasında tutularak veya işaret parmağına dolayarak
bebeğin alt ve üst damaklarını temizleyiniz.
Gazlı bez veya tülbent yerine günümüzde bebekler
için özel olarak üretilmiş diş mendilleri de bulunmaktadır. Bu bezlerin
içerisinde diş çürüklerine karşı koruyucu etkisi kanıtlanmış olan ksilitol
bulunmaktadır. Her biri kapalı paketlerde olan temizleme mendilleri tek bir
sefer için kullanıldıktan sonra atılmalıdır.Tek kullanımlık ürünlerdir.
Ksilitol ile ilgili ayrıntılı bilgiyi şekersiz sakızlar kısmında
bulabilirsiniz.
Bebeğim için çocuk farçasını ne
zaman kullanmaya başlamalıyım?
Bir yaşından itibaren gazlı bez veya tülbent ile fırçalamayı bırakıp yaşına
uygun diş fırçası ile diş ve diş etlerini temizleyebilirsiniz.
Bebeğimin dişlerini fırçalarken
macun kullanmalı mıyım?
İki yaşından önce fluoridli diş macunu kullanılması önerilmemektedir.
Bebeğinizin yaşına uygun bir fırça veya parmak fırçaları ile bebekler için
özel üretilmiş “Nenedent” veya “First Teeth” gibi macunlar ile
fırçalayabiliriniz. Bu macunlar bebeğinizin yutması için uygun macunlardır
Kızımın/oğlum dişlerini
fırçalamama izin vermiyor, bunu nasıl engelleyebilirim?
Bebeklerin dişleri fırçalanırken ağlamaları veya huzursuz olmaları çok
doğaldır. Banyo zamanında veya kıyafetlerinin giyilmesi veya değiştirlmesi
gerektiğinde de aynı tepkiyi gösterebilmektedirler. Önemli olan bu
davranışın fırçalamanızı engellememesi veya sizi umutsuzlandırmamasıdır. Her
gün ve düzenli olarak davranışın (fırçalama) tekrarlanması, bebeğiniz bu
duruma alışmasını sağlayacaktır. İki ile altı yaş grubundaki çocukların el
becerisi (ince motor kas hareketleri) tam olarak gelişmediğinden,
fırçalamanın mutlaka bir ebeveyn kontrolünde yapılması tavsiye edilmektedir.
Günde iki kere düzenli bir fırçalama yapılmalıdır.
Sabah kahvaltı sonrasında ve akşam yatmadan önce fırçalanması gereklidir.
Gece uykuda tükürük akış hızının azalması nedeniyle yatmadan önce yapılan
fırçalama çok daha büyük bir öneme sahiptir.
Özellikle 6 yaşından küçük çocukların düşük dozda
fluorid içeren, çocuklar için özel olarak üretilmiş macunları kullanmaları
önerilmektedir. Bu yaşlardaki çocukların diş macununu yutması sebebiyle
macunun fırça başına bezelye tanesi büyüklüğünde sürülmesi önerilmektedir.
Aileleri için kolay olması amacıyla Colgate tarafından üretilen çocuk diş
fırçalarının başındaki renkli fırça kılları sürülmesi gereken macun
miktarını göstermektedir.
Üç yaş grubundaki çocuklar fırçalamayı tek başına
yapmak isteyebilirler. Böyle zamanlarda fırçayı önce çocuğunuza vererek
fırçalama yapmasına izin verin, olumlu sözler (aferin, ne kadar güzel
fırçaladın gibi) ile övdükten sonra fırçalama sırasının sizde olduğunu
söyleyerek dişlerin tümünü siz de fırçalayınız. Fırça başı hiç bir zaman su
ile ıslatılmamalı, macun fırça kullarının üzerine değil içine doğru
sıkılmalıdır. Macunun tükürük ile ıslanması sağlanmalıdır. Islatılmayan
fırça başı ve bezelye büyüklüğünde sürülen macun ağızda daha az
köpüreceğinden çocukların macun yutmasını azaltacaktır.
Fırçalama
bitirildikten sonra ağızdaki fazla macun tükürülmeli, ağız su ile
çalkalanmamalıdır. Önemli olan macunun ağızdan tamemen uzaklaşması değil
macunun koruyucu etkisini göstermesi için çok az bir miktarının kalması
gereklidir. Fırçalama sonrasında su dışında herhangi bir şey yenilmemesi
veya içilmemesi önemlidir.
Diş ipi kullanımı süt dişlenme döneminde yalnızca
arka süt azılar bölgesinde ebeveyn tarafından gerçekleştirilmelidir.
Genellikle süt ön keserler arasında doğal boşlukların mevcudiyeti, bu
bölgedeki dişlerin arayüzlerinin kolaylıkla temizlenmesine imkan vermektedir.
Piyasada farklı firmalara ait diş ipleri bulunmaktadır. Bunları kullanmak
ebeveynlere zor geliyorsa kurdan şeklinde olan ve çocuğunuzun ağzına
kolaylıkla uygulayabileceğiniz tek kullanımlık diş ipleri de bulunmaktadır.
Çocuğuma fırçalamayı sevdirmek
için neler yapabilirim?
Fırçalamada önemli olan nokta, bunun en kısa zamanda bir alışkanlık haline
getirilmesidir. Çocukların dişleri erken yaşlarda fırçalanmaya başlanmalıdır.
Fırçalama her gün aynı saatte yapılmalıdır. Küçük çocuklar büyükleri ve
çevrelerini kendilerine örnek alırlar bu nedenle kardeş veya anne-baba ile
birlikte fırçalama yapılabilir. Ayrıca fırçalama eğlenceli hale
getirilebilir.
Çocuğuma uygun
bir fırça seçerken nelere dikkat etmeliyim?
Firmalar genellikle yaşlara uygun olarak fırçalar üretmektedir. Çocuk
fırçalarındaki fırça kılları yumuşak sertlikte üretilmektedir. Çocukları
fırçalamaya teşvik etmek amacıyla çocuk fırça ve macunları kız ve erkek
çocuklarının hoşlanacağı tasarımlarda üretilmektedir. Renkli ve çizgi film
kahramanlarının resimleri ile süslenmişlerdir.
Fırçalamayı daha eğlenceli ve
düzenli hale getirebilmek için;
1-Çocuğunuzun sevdiği bir şarkı eşliğinde fırçalama yapabilir ve şarkının
sonunda bitirebilirsiniz.
2-Oda kapısına asaçağınız renkli, sevdiği çizgi film
karakterlerinin olduğu bir fırçalama tablosu hazırlayabilirsiniz. Haftanın
her günü sabah ve akşam fırçaladıktan sonra tablosuna gülen yüz resmi,
fırçalamadığı günlerde ise üzgün bir yüz resmi çizilebilir. Tablonun son
günü sürpriz küçük bir hediye veya yanağına kocaman bir öpücük
kondurabilirsiniz.
3-Banyonuza küçük bir kum saati yerleştirebilirsiniz.
Fırçalama sırasında genellikle unutulan önemli
bir yer de dilimizdir. Dilinizi dil temizleyicileri veya fırçanızın arka
kısmında bulunan dil temizleme kısmı ile günde iki kez 10’ar saniye arkadan
uca doğru temizleyiniz. Bu işlem ağızdaki bakteri plağının uzaklaştırılması
ve kötü ağız kokusunun giderilmesine yardımcı olacaktır. Küçük yaştaki
çocukların dil temizliği sırasında bir ebeveyn gözetiminde olması ve fırça
başının boğaza doğru itilmemesine dikkat edilmelidir.
Çocuğum dişlerini ne kadar
sürede fırçalamalıdır?
Genellikle tüm diş ortalama 2 dk. da fırçalanmalıdır. Ancak önemli olan
nokta fırçalama süresinden çok yapılan temizliğin kalitesi ve etkinliğidir.
Çocuğumun diş fırçasını ne
kadar sıklıkla değiştirmeliyim?
Diş fırçaları her 3 ayda bir değiştirilmelidir. Üretici firmalar tarafından
fırça başlarındaki renkli kıllar (indikatör) fırçanızın değişim zamanını
göstermektedir. Kılların rengi azaldığında fırçanın yenilenmesi
önerilmektedir. Ayrıca kılların kenarları yıpranmış, eğilmiş ise frça
yenilenmelidir. Fırça kıllarının temiz kalması için fırça başları için özel
olarak üretilmiş saklama kapları kullanılabilir.
Diş ipi kullanımı, diş eti çizgisi üzerinde ve
dişler arasında bulunan bakteri plağını temizler. Diş etleri kanasa dahi diş
ipi kullanmaya devam edilmelidir. Süt dişleri doğal olarak birbirinden ayrık
konumlandığından diş ipi kullanılması gerekli değildir. Ancak 6 yaşında,
birinci büyük azıların ağız içerine sürmesi ile birlikte süt azı dişleri
arkadan öne doğru kayarak birbirleri ile temasa geçmektedir. Özellikle bu
dönemde süt azılarıların arayüzlerinde çürükler ile sıklıkla
karşılaşılmaktadır. Bu nedenle diş ipi çocuklarda 6 yaşından itibaren süt
azılar arasında ebevenyleri tarafından yapılabilir. On iki yaşına doğru tüm
kalıcı dişlerin sürmesi ile diş ipini kendisi kullanabilir.
Çocuğum için pilli veya
elektrikli bir diş fırçası almalı mıyım?
Çocukları motive etmek amacıyla elektrikli veya pilli fırçalar
kullanılabilir. Üretici firmalar tarafından pilli ve elektrikli diş
fırçalarının çoğu zaman normal diş fırçalarına göre daha fazla diş plağı
temizledikleri belirtilmektedir. Bazen bu motivasyon kısa süreli olabilir.
Ayrıca fırça başının kendiliğinden dönmesi nedeniyle çocuklar fırça başını
diş yüzeylerine daha az bastırmakta ve bu durum fırçalama etkinliğini
azaltmaktadır. Çocukların el becerilerinin (ince motor kas hareketleri)
gelişmesi amacıyla manuel fırçanın kullanımından vazgeçilmemelidir.
Genellikle önerilen yöntem pilli ve manuel fırçanın birlikte kullanılmasıdır.
Zamanın kısıtlı olduğu okula yetişme telaşının yaşandığı sabah saatlerinde
pilli fırça, akşam saatlerinde ise manuel fırça ile fırçalama yapılabilir.
Biberon Çürükleri
"Biberon Çürükleri" veya günümüzdeki
adıyla "Erken Çocukluk Dönemi Çürükleri" bebek ve çocuklarda görülen
genellikle üst süt keserlerin diş etine yakın yüzeylerinde tebeşirimsi,
beyaz renkte beyaz nokta lezyonları şeklinde başlarlar.
Bu diş çürükleri tm üst süt kesici dişleri, üst ve alt birinci süt azıları
ve alt süt köpek dişlerini etkiler.
Alt süt kesici dişlerinde di çürükleri hiç görülmez veya nadiren gözlenir.
Bebeğinizin üst dudağını yukarı kaldırarak dişlerini inceleyebilirsiniz.
Önemli olan nokta bu lekeleri fark ettiğinizde en kısa zamanda bir
pedodontist ile irtibata geçmenizdir. Çünkü beyaz nokta lezyonlarının iyileşme şansı bulunmaktadır. Pedodontistin
tavsiyeleri ile bu çürükler ilerlemeden durdurulabilir.
Beyaz nokta lezyonlarının tedavi edilmediği durumlarda kahverengiye doğru
renk değiştirerek zamanla çukurlaşırlar.
Bebeğin geceleri biberon ile beslenmesi, sık aralıklarla emzirilmesi, uzun
süre ve sık aralıklar ile ağızlıklı bardakla içilmesi erken çocukluk dönemi
çürüklerine neden olabilmektedir.
Erken çocukluk dönemi çürükleri süt dişlerinin sürmesini takiben, dişlerin
düz yüzeylerinde görülen ve dişlerde uzun süreli zararlar verebilen bir
durumdur.
Bu çürükler çocuklarda başka sağlık sorunlarına da neden olabilmektedir. Süt
dişlerindeki bu çürükler tedavi edilmedikleri taktirde canlılıklarını
kaybedebilir (nekroz), iltihaplanabilir, abse oluşumuna veya dişin çevre
yumuşak dokularını içine alan ciddi enfeksiyonlara (loca absesi) neden
olabilir. Dişlerdeki bu enfeksiyonlar diş ağrılarına ve süt dişinin altında
gelişen sürekli dişte kalıcı hasarlara neden olabilmektedir. Dişlerde
görülen bu durumlar çocuğun beslenme ve genel sağlını da etkileyebilmektedir.
Çocuğumun
süt dişlerinde biberon çürüklerinin oluşumunu nasıl
engelleyebilirim?
1-İlk 6 ay mutlaka bebeğinizi anne sütü ile besleyiniz.
2-Bebekler anne veya inek sütü, bebek mamaları, meyve suyu gibi sıvıların
bulunduğu biberon ağzında ile uyutulmamalıdır.
3-Biberon kullanımı 12-14 aylar arasında bırakılmalı ve su dışındaki sıvı
içecekler ağızlıklı bardaklar ile verilmesine en kısa zamanda
alıştırılmalıdır.
4-Su dışındaki içecekler ana ve ara öğünler ile birlikte verilmelidir.
5-Biberondaki süt içerisine şeker, bal, pekmez gibi yüksek oranda şeker
bulunan besinler eklenmemelidir.
6-Emzik uçları bal veya şekere batırılmamalıdır.
Ağız içi Alışkanlıklar
Emme bebeklerde doğuştan gelen iç güdüsel bir
reflekstir. Bu refleks parmaklar, başparmak veya emzikler ile
giderilmektedir.
Çene ve yüz kaslarının uygun dengeye erişmeleri ve dişlerin ağıza düzgün
pozisyonda sürmelerini sağlamak için çocukların dil ve yanak kaslarını
çalıştırmaları ve yutma refleksini mümkün olduğu kadar erken egzersiz
etmeleri gerekmektedir.Bu nedenle çocuklar çiğneme ve ısırmaya olabildiğince erken zamanda
heveslendirilmelidir.
Ağız içi kötü alışkanlıklar arasında parmak emme, emzik ya da biberon emme,
tırnak yeme, ağızda yemek tutma veya herhangi bir cismin devamlı
ısırılmasıdır.
İki yaşına kadar tüm emme alışkanlıkları normaldir ve genellikle
kendiliğinden bırakılır. Anne sütünün kesilmesi ile parmak emmenin sıklığı artabilir ve günde 2 saate
kadar uzayabilir. Yapılan araştırmalarda, anne sütü veya biberonun bırakılmasılmasından sonra
kısa süreli bir emzik kullanımının çocuğun parmak emme alışkanlığı
oluşturmasını engelleyebileceği bildirilmiştir. Ayrıca uzun süreli emzik
emme alışkanlığının, parmak emme alışkanlığından çok daha kolay
bırakılabildiği bildirilmektedir.
Dört yaşına kadar devam eden parmak emme alışkanlığı, ön dişlerde geçici bir
çapraşıklık ve form değişikliğine neden olabilmektedir.
Bu nedenle ağız içi kötü alışkanlıkların bu yaşa kadar devam etmesi
durumunda bir diş hekimi, pedodontist veya ortodonti uzmanı ile görüşülerek
yardım istenmelidir.
Uzun süre emzik veya parmak emme alışkanlığı, dişlerde ve çenelerde form
değişikliklerine neden olmaktadır. Emme alışkanlığının üst sürekli kesici dişlerin sürdüğü 7-8 yaşları ve
sonrasına kadar devam etmesi durumunda diş ve çenelerde kalıcı
deformasyonlar meydana gelebildiğinden en kısa zamanda alışkanlığın
bırakılması gerekmektedir.
Ön kesici dişler
arasına yerleşen parmak, üst ön dişlerin öne doğru eğimlenmesine ve dişlerin
aralanmasına neden olurken, alt ön kesici dişler ise geriye doğru konumlanır.
Bu durum ön açık kapanış ile sonuçlanır. Parmak emme yalnızca dişleri değil
kasları da olumsuz yonde etkilemektedir. Alt ve ön kesici dişler arasındaki
boşluğa yutkunma sırasında dil yerleşmektedir. Bu durum tongue trust olarak
adlandırılır.
Oniki yaş ve sonrasında devam eden parmak emme alışkanlığı nadiren görülse
de aparey tedavisi ile birlikte bir psikolojik yardım da gerekli
olabilmektedir.
Emme alışkanlığının bırakılmasında;
1-Hekimin aile ve çocuk hastayı bilgilendirilmesi,
2-Pozitif destekleme yöntemi (alışkanlığın tablo veya takvim ile azaltılmaya
çalışılması),
3-Hatırlatma yöntemi kullanılabilir. Emilen parmağın etrafına bir bant,
eldiven veya çorap geçirilebilir. Emilen parmağın tırnağına acı oje
sürülebilir.
4-Ödüllendirme yntemi ile parmağın emilmediği günlerde küçük hediyeler (çıkartma,
silgi, kalem, toka gibi) verilerek motivasyon sağlanabilir.
Bu yöntemlerin hepsi çocuk hastanın uyumunun gerektirdiği hastalarda
başarılı sonuçlar vermektedir.
Parmak emme alışkanlığının giderilmesinde en önemli nokta, çocuğun bu ağız
içi alışkanlığın farkında olması ve bırakmak istemesidir.
Bu yöntemlerin işe yaramadığı durumlarda ise ağız içi alışkanlık kırıcı
apareylerin uygulanması gerekmektedir.
Ağız içi bu apareyler ile çocuğun aldığı keyfin engellenmesi amaçlanır.
Tooth
Mousse
Tooth Mousse, ağız içi asit dengesini sağlayarak
çürük oluşumunu önleyen su bazlı, şeker içermeyen yüzeyel uygulanan bir
kremdir. İçeriğinde bulunan süt proteini olan kazein, kalsiyum ve fosfat
iyonları sayesinde çürük oluşumuna karşı koruyucu olarak önerilmektedir.
Yeni çıkan süt ve sürekli dişler, mine olgunlaşma sürecini tamamlamamış
olduklarından çürüğü eğilimleri daha fazladır. Tükürük içerisindeki kalsiyum
ve fosfat seviyelerinin arttırılması, dişlerin ağız içerisinde görünmesi
öncesi normal olgulaşma sürecini kolaylaştırır ve günlük olarak azalan mineralin yerini
alır. Tooth Mousse içerisindeki etken madde olan Recaldent®, inek sütünden
üretilmiş olup ağız bakımının güç olduğu diş çıkarma döneminde yeni çıkan
dişleri korumak için ideal bir üründür.
Tooth Mousse kullanım alanları:
1- Yüksek çürük riski bulunan çocuk ve yetişkin hastalarda
2- Ortodontik tedavi gören hastalarda
3- Diş beyazlatma öncesi ve sonrasında
4- Diş hassasiyeti bulunan hastalarda
5- Gebelik döneminde
6- Çocuklarda
7- Beyaz nokta (White spot) lezyonlarının tedavisinde
8- Reflü gibi sindirim sistemi hastalıklarına bağlı erozyon görülen
hastalarda
9- Diş taşı temizliği sonrasında
10- Ağız kuruluğu olan hastalarda (kemoterapi, radyoterapi, diabet, ilaç
kullanımı)
11- Ağız bakımı yapamayan engelli hastalar
Bebeklerde CPP-ACP kullanımı:
Tooth Mousse fluorid içermediğinden 2 yaş altındaki bebekler için kullanıma
uygundur. Tooth Mousse dişler için gerekli olan minerallerin (kalsiyum ve
fosfat) ağız içindeki seviyelerini arttırarak, bakterilerin neden olduğu
çürüklerin gelişmesini engelleyecek bir yüzey tabakası sağlar. Ürün parmak
ucuna sürülen bezelye tanesi kadar bir miktarın günde iki defa diş ve diş
etlerine sürülmesi şeklinde uygulanmalıdır. GC Tooth Mousse bebeklerin
dişlerinde kullanılabilecek güvenli bir üründür, çocuklar tarafından
kolaylıkla tolare edilebilir ve lezzetlidir. Özellikle bu yaşlardaki
çocuklarda görülen erken çocukluk dönemi çürüklerinin (bibeon çürükleri)
veya başlangıç mine çürüklerinin (white spot) tedavisi ve süt dişlerinin
korunmasında rahatlıkla kullanılabilir.
Çocuklarda CPP-ACP kullanımı:
Tooth Mousse 2 yaş üzeri çocuklarda macun yerine kullanılmamalıdır. Günde
iki defa fluoridli macun ile fırçalama yapıldıktan sonra parmak yardımıyla
tüpten küçük bir miktar alınarak diş yüzeylerine ve yumuşak dokulara
sürülebilir. En az 30 dakika bir şey yenilip içilmemelidir. Diş yüzeyinde
kaldığı süre etkisini arttırmaktadır. Yapılan araştırmalarda, Tooth
Mousse’un fluoridli diş macunu ile birlikte kullanılması fluorid’in
etkinliğini arttırdığını bildirmişlerdir.
Ortodontik tedavisi gören hastalarda Tooth Mousse kullanımı:
Ortodontik tedavi sırasında tel ve braketler dişlerin ideal temizliğini
zorlaştırmaktadır. Bu dönemde dişlerde oluşabilecek beyaz nokta
lezyonlarının oluşmasını engelleyerek dişlerinize koruma sağlar.
Fluorid Uygulaması
Doğadaki yedi eser elementten biri olan fluorid,
toprakta, suda, havada ve bazı bitkilerde bulunmaktadır.
Su, yiyecekler, endüstriyel ve kimyasal ürünler yolu ile doğal olarak
fluorid vücudumuza alınmaktadır.
Fluorid diş çürüklerinin engellenmesi için 1930’lu yıllardan beri kullanılan
en etkili ve ekonomik koruyucu yöntemlerinden biridir.
Diş çürüklerinden korunmak amacıyla fluoridin kullanım alanları
1-Fluoridli içme suları
2-Fluoridli sofra tuzları
3-Fluoridli süt
4-Fluorid tabletleri
5-Fluoridli diş macunlar
6-Fluoridli ağız gargaralar
7-Fluorid jeller
8-Fluorid verni
Fluoridli diş macunları
Diş macunları, diş çürüklerine ve diş eti hastalıklarına neden olan bakteri
plağının mekanik olarak uzaklaştırılması amacıyla kullanılmaktadır.
Ayrıca macunların içerisinde bulunan fluorid sayesinde de diş çürüklerinin
oluşumunu engellenmek amacıyla evde uygulanan koruyucu yöntemlerden biridir.
Yapılan çalışmalarda günde 2 defa düzenli olarak fluoridli diş macunu ile
dişlerini fırçalayan çocuklarda dah az oranda diş çürükleri ile
karşılaşılmıştır.
Fluoridli ağız gargaraları
Diş çürüklerinin engellenmesi amacıyla evde kullanılabilecek diğer bir
koruyucu yöntemlerden biri de ağız gargaralarıdır.
Diş fırçalama sonrasında günde iki kez ağızda çalkalanarak kullanılır.
Önemli olan altı yaş ve altındaki küçük çocuklarda yutma refleksi tam olarak
gelişmediğinden ağız gargaralarının kullanımı tercih edilmemektedir.
Diş çürüklerinden korunmak için diş hekimi tarafıdan uygulanabilecek diğer
yöntemler ise düzenli fluorid jel ve verni uygulamalarıdır.
Fluorid jel ve vernilerin kullanım alanları
1-Çürüklerden korunmak amacıyla,
2-Diş hassasiyetinin giderilmesinde,
3-Beyaz nokta lezyonlarının tedavisinde,
4-Mine çatlaklarının tedavisinde kullanılmaktadır.
Fluoridli
jeller
Yapısında diş macunu ve gargaralardan daha yüksek oranlarda fluorid içeren
koruyucu jellerdir.
Fluorid jeller hastanın yaşına uygun farklı boylardaki kaşıklar kullanılarak
uygulanırlar. Fluorid jelleri, yutkunma refleksi gelişmiş olan 6 yaşından
büyük çocuk hastalara uygulanmalıdır. Fluorid jel uygulaması 1 ile 4 dk
arasında sürmektedir.
Fluorid Verni
Yapısında diş macunu ve gargaralardan daha yüksek oranlarda fluorid içeren
koruyucu bir tabakadır.
Fluorid verniler yutma refleksi tam olarak gelişmemiş 6 yaşından küçük
çocuklarda ayrıca bulantı refleksi olan hastalarda fluor verni
kullanılmaktadır. Süt ve sürekli dişlerin tüm yüzeyine fırça yardımı ile
sürülür ve saniyeler içinde kuruyarak koruyucu bir tabaka oluşturur.
Fluorid verni ve jeller, çocuk hastanın çürük risk grubuna uygun olarak 3
veya 6 aylık aralıklar ile düzenli bir şekilde uygulanmalıdır.
Düşük ve orta risk grubundaki çocuklar 6 ayda bir defa, yüksek çürük risk
grubundaki çocuklarda ise 3 ay ara ile uygulanmalıdır.
Fluorid verni ve jellerin uygulaması mutlaka bir diş hekimi kontrolünde
yapılmalıdır. Ailelerin evde uygulayabilecekleri bir yöntem değildir.
Fluorid uygulaması ilk diş hekimi deneyimi
yaşayan çocuk hasta ile sağlıklı ve güvenilir bir ilişkinin temeli için
tercih edilen işlemlerden biridir.
|